Bitki Örtüsü
Karaburun Yarımadası'nın bitki örtüsünü genellikle makiler oluşturur. Orman örtüsü bakımından çok zengin değilse de yaklaşık 27.000 hektar kızılçam ormanı mevcuttur. Bölgesel bazı değişiklikler göstermekle birlikte, bitki örtüsünü oluşturan bitkiler çoğunlukla deliceler, kocayemiş, sandal, menengiç, kermez meşesi, tesbih, akça ağaç, sakız ve laden gibi bitkilerdir.
Yarımada, floristik açıdan oldukça zengin olup, barındırdığı endemik ve nadir türlerle çok değerlidir. Yapılan araştırmalarda, bölgede 334 bitki türü tespit edilmiş, bunlardan 15'i endemik, 4'ü nadir ve 52'si CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Türlerin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) kapsamında korunmaktadır.
Özellikle şifalı otlar açısından yarımadanın çok zengin olduğu bilinmektedir; öyle ki bölgede 67 tür şifalı ot vardır. Bu bitkiler arasında sütleğen, yarpız, gelincik otu, kantaron otu, kapari, kekik, kenger, sığırotu, adasoğanı, bodur mahmutotu, adaçayı, civanperçemi, defne yaprağı, deniz raziyanesi, denizbölürcesi, dereotu, ebegümeci, fesleğen (reyhan), ısırganotu, kantaron, keberotu (kapari), kocayemiş, kuşdili (biberiye), kuzukulağı, lavanta, menengiç, mersin, nane, oğulotu (melissa), papatya, rezene, saatçiçeği (çarkıfelek), şefketibostan, tilkican (yabani kuşkonmaz), tutpotu (yabani orkide, salepotu) ve yılanyastığı gibi türler bulunmaktadır.
Yarımada, aynı zamanda salep orkidesi türleri açısından da zengindir. Bölgede, yoğunluk dereceleri farklı olmakla birlikte, küçük bir alan içerisinde sekiz türe kadar salep orkidesine rastlanmıştır. Yarımadanın genelinde ise teşhis edilen ve yayılış ve dağılışı farklı olan 33 tür ve alt tür tanımlanmıştır.
Karaburun Yarımadası, sahip olduğu bu zengin bitki örtüsü ve endemik türleriyle, hem doğal güzellikleri hem de biyolojik çeşitliliği koruma açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu nedenle, bölgenin korunması ve sürdürülebilir kullanımı, hem ekosistem sağlığı hem de gelecek nesiller için büyük bir değer taşımaktadır.