KARABURUN

Coğrafya

Karaburun, kendi adıyla anılan yarımadanın, hatta belki de İzmir’in en bakir yöresidir. Sahip olduğu en önemli zenginlikleri; bozulmamış doğası, mavi bayraklı plajları, el değmemiş koyları ve kendisine has bitki örtüsüdür.

“Hurma” zeytinin, “nergis” çiçeğinin ve “enginar”ın hasını yalnızca Karaburun’da bulabilirsiniz.

İzmir ve çevresinin belki de en temiz denizi Karaburun’dadır. Deniz gördüğünüz her yerde denizden yararlanabilirsiniz.

Yarımadanın sahip olduğu “endemik” bitki örtüsünün korunması, ayrıca ilçe ile bütünleşen “Ada Martısı”, “Akdeniz Foku” gibi nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalan canlı türlerinin koruma altına alınması ve nesillerinin devamı konusunda çalışan çeşitli kurum ve kuruluşlara Karaburun Belediyesi tam destek vererek, gerek bu önemli değerlerin gelecek nesillere aktarılması, gerekse dışa açılım ve tanıtım bakımından ilçenin bu önemli hazinelerine sahip çıkıyor.


Doğal Zenginlikler ve Biyoçeşitlilik

Karaburun Yarımadası, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda barındırdığı zengin biyoçeşitliliğiyle de dikkat çeker. Bölge, 2019 yılında Cumhurbaşkanı kararıyla "Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edilmiştir . Bu sayede, yarımadada yaşayan birçok endemik ve nadir türün korunması amaçlanmaktadır.

Yarımada, Akdeniz fokları (Monachus monachus) için önemli bir üreme ve yaşam alanıdır. Ayrıca, ada martısı (Larus audouinii), yılan kartalı, küçük kerkenez, ada doğanı gibi kuş türleri ile su samuru, karakulak ve Akdeniz nalburunlu yarasası gibi nadir memeli türleri de bölgede yaşamaktadır .


Hurma Zeytini

Karaburun’un simgelerinden biri olan hurma zeytini, kendine has özellikleriyle öne çıkar. Bu zeytin türü, özel iklim ve doğa koşullarında, herhangi bir kimyasal işlem görmeden dalında tatlanır. Karaburun Yarımadası’nın mikroklima özellikleri sayesinde, bu zeytin ağaçlarının meyveleri daldan doğrudan yenebilir hale gelir. Bu süreçte özel bir mantar türü, zeytinlerin acılığını doğal yöntemlerle giderir ve zeytin, dalından koparıldığı haliyle tüketilebilir .


Nergis Çiçeği

Karaburun, nergis çiçeği üretimiyle de tanınır. Bölgedeki üreticiler, Ağustos ayından itibaren nergis soğanlarını dikerek, Kasım ayından itibaren çiçek hasadına başlarlar. Nergis çiçeği, hem ekonomik değeri hem de kültürel önemiyle Karaburun’un vazgeçilmezlerinden biridir .


Enginar

Karaburun’da yaklaşık 140 hektar arazide enginar üretimi yapılmaktadır ve her yıl yaklaşık 6.450.000 enginar hasat edilmektedir . Bu üretim, bölge ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.


Yaban Hayatı ve Koruma Çalışmaları

Karaburun Yarımadası, zengin yaban hayatıyla da dikkat çeker. Bölgede, Akdeniz fokları, ada martıları, yılan kartalları, küçük kerkenezler, ada doğanları gibi birçok nadir tür yaşamaktadır. Ayrıca, su samuru, karakulak ve Akdeniz nalburunlu yarasası gibi memeli türleri de bölgede bulunmaktadır.

Karaburun Belediyesi, bu türlerin korunması için çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak, doğal yaşamın sürdürülebilirliğini sağlamayı hedeflemektedir.


Bitki Örtüsü

Yarımadanın bitki örtüsünü ağırlıklı olarak makiler oluşturur. Bölge çok ormanlık olmamakla birlikte yaklaşık 27.000 hektar kızılçam ormanına sahiptir. Delice, kocayemiş, sandal, menengiç, tesbih, akçaağaç, sakız ve laden en yaygın türler arasındadır.

Karaburun floristik açıdan oldukça zengindir. Yapılan araştırmalarda 334 bitki türü tespit edilmiş, bunlardan 15’i endemik, 4’ü nadir ve 52’si CITES kapsamında koruma altında olduğu belirlenmiştir.

Bölge aynı zamanda şifalı otlar açısından da benzersizdir. 67 farklı şifalı ot türü (adaçayı, kantaron, kekik, ebegümeci, nane, kuşdili, lavanta vb.) halk arasında hem mutfakta hem de sağlık için kullanılmaktadır. Ayrıca salep orkideleri açısından da Türkiye’nin en zengin yörelerinden biridir.

Fotoğraflar